Son yıllarda özellikle genç kadınlarda kolorektal (kalın bağırsak) kanseri vakalarında dikkat çekici bir artış yaşandığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu artışın arkasında genetik faktörlerden çok yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının yer aldığını ifade ediyor.

Yapılan araştırmalar, özellikle ultra işlenmiş gıdaların yoğun tüketiminin bağırsak sağlığını olumsuz etkileyebileceğini ortaya koyuyor. Batı tipi beslenme alışkanlıklarının yaygınlaşmasıyla birlikte paketli ve katkı maddesi içeren gıdaların tüketiminin artması, bağırsak mikrobiyotasının dengesini bozabiliyor.

Uzmanlara göre bu tür gıdalar yalnızca kilo artışına yol açmakla kalmıyor; aynı zamanda bağırsakta kronik iltihaplanmayı tetikleyerek hücrelerde hasara ve uzun vadede kanser riskinin artmasına zemin hazırlayabiliyor.

Risk oluşturabilecek gıdalar

Araştırmalarda özellikle bazı gıdaların bağırsak sağlığı açısından daha fazla risk taşıdığı belirtiliyor. Bunlar arasında işlenmiş et ürünleri, şekerli içecekler ve yoğun katkı maddesi içeren paketli atıştırmalıklar öne çıkıyor.

Salam, sosis ve benzeri şarküteri ürünleri, gazlı içecekler, hazır meyve suları, cips, bisküvi ve hazır kek gibi paketli ürünler ile pratik tüketim amacıyla hazırlanan hazır yemeklerin sık tüketilmesinin bağırsak sağlığını olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.

Belirtiler göz ardı edilmemeli

Uzmanlar, kalın bağırsak kanserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Açıklanamayan kilo kaybı, uzun süre devam eden yorgunluk, karın ağrısı ve bağırsak alışkanlıklarında kalıcı değişiklikler gibi belirtilerin mutlaka ciddiye alınması gerektiği vurgulanıyor.

Bu tür belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması ve gerekli kontrollerin yapılması öneriliyor.