Trakya Platformu ile Trakya Kent Konseyleri Birliği’nin öncülüğünde gerçekleşen etkinlik, bölgeden çok sayıda yurttaşın yanı sıra çevre savunucuları ve akademisyenleri bir araya getirdi.
Panelde özellikle İğneada-Kıyıköy hattında planlanan nükleer santral projesi masaya yatırıldı. Katılımcılar, konunun yalnızca enerji üretimiyle sınırlı olmadığını; halk sağlığı, çevresel riskler, tarım alanları ve gelecek kuşakların yaşam hakkı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Çernobil Unutulmadı
Toplantıda söz alan konuşmacılar, Çernobil felaketinin üzerinden geçen 40 yıla rağmen etkilerinin hala sürdüğünü hatırlattı. Nükleer enerjinin “temiz” ya da “güvenli” bir seçenek olarak sunulmasına karşı çıkan katılımcılar, bu teknolojinin yüksek maliyetli ve riskli olduğuna dikkat çekti.
Akkuyu’da devam eden santral projesine ek olarak Trakya ve Sinop’ta planlanan yeni yatırımlar da eleştirilerin odağındaydı. Panelde sık sık “Nükleer, her koşulda risk taşır” görüşü dile getirildi.
“Toprağımızı ve Suyumuzu Korumak Zorundayız”
Trakya’nın verimli tarım arazileri ve su kaynaklarının korunması gerektiğine dikkat çeken katılımcılar, bölgenin nükleer projelerle karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti. “Bu topraklar bize emanet” vurgusunun öne çıktığı panelde, çevre mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceği mesajı verildi.
Programın ardından katılımcılar, “Nükleere hayır” sloganları eşliğinde taleplerini yineledi.